|
Yedi
kollu şamdan (Menora) . Kral Süleyman (Şlomo)
Tapınağında başka önemli dini işaretle
kulanılıyordu .
Musevilik, Musa'ya atfen bu adı almış bir
dindir. Yahudilik, İbranilik ve İsrail dini
terimleriyle de Musevîlik dini kastedilir.
İbrahimî gelenekten gelen tektanrılı (monoteist)
bir dindir. Dinler Tarihi'nde önemli bir yeri
bulunan Yahudilik, kutsal kitaplarında Ahd'e
geniş yer ayırmasından dolayı bir Ahit dini
olarak da anılır. Musevi geleneğine göre tanrı
Yahudi halkıyla bir ahit (antlaşma) yapmış,
emirlerini ve yasalarını Tevrat şeklinde
Yahudilere vermiştir. Başta İsrail olmak üzere
dünyanın çeşitli yerlerinde yaklaşık 14 milyon
Musevi vardır. Bu yönüyle dünyanın 11. büyük
dinidir.
Ortodoks Musevilere ve dindar Musevilerin çoğuna
göre İbrahim Peygamber ilk İbrani'dir. Nuh'tan
sonra putperestliği reddeden ve tektanrıcılığı
savunan ilk kişi olduğuna inanırlar. Tanrı
İbrahim'e oğulları olacağını müjdeler (Yaradılış
15:5). İsmail ve İshak isimli iki oğlu olur.
İshak, tanrının bildirdiği şekilde babasının
misyonuna devam eder. Kenan Ülkesi (İsrail)
İshak Peygamber'e tanrı tarafından
vaadedilmiştir. İshak'ın oğlu Yakup Mısır'a göç
eder ve zaman içerisinde halkı Mısırlıların
kölesi olur. Yakup'un oniki oğlundan biri olan
Levi'nin soyundan gelen Musa İsrailoğulları'nı
Mısır'dan kaçırarak Sina Dağı'na getirir. Burada
tanrı tarafından kendisine verilmiş olan
Tevrat'ı halkına verir (M.Ö. 1313 veya Yahudi
takvimine göre 2448) ve onları Kenan Ülkesi'ne
götürür. Musa'nın kardeşi Harun ve onun soyundan
gelen erkekler, tanrı tarafından "yüksek din
adamları sınıfı" olarak atanırlar (Çıkış 28:1,
2–4).
İsrailoğulları Kenan Ülkesi'ne yerleşirler ve
Şiloh (İbranice Siloh) tapınağını inşa ederler.
Bu tapınağın dikili kaldığı 300 yıl boyunca
İsrailoğulları tanrı tarafından çeşitli
müsibetlerle ve işgallerle test edilirler.
Sapkınlıkları doruğa ulaştığında tanrı Kenan
Ülkesi'nin güneydoğu sahillerinde yaşayan
Filistinliler'in Şiloh Tapınağını ele
geçirmelerine izin verir. İsrailoğulları diğer
milletler gibi süreklilik arzeden, sabit bir
krallık kurmak isterler.
Bölgede zaman içinde güçlenen İbraniler hakimler
döneminden sonra bir Yahudi krallığı kurarlar ve
başına Yahudilerin kralı olarak Şaul geçer.
Şaul'un ölümünden sonra, Yahudi Krallığı'nın
başına Davud (David HaMeleh) geçer. Davud'un
ölmesiyle Yahudi Krallığı'nın başına oğlu
Süleyman (İbranice Şlomo HaMeleh, İngilizce Kral
Solomon) geçer. Süleyman döneminde Yahudi
Krallığı altın çağlarını yaşar. Kudüs şehri
Yahudilerin en önemli şehri haline gelir.
Süleyman Küdüs'e (Yeruşalayim) Beth Hamikdaş
denilen büyük bir mabed inşa ettirir (Bu gün
sadece Batı Duvarı'nın sağlam kaldığı mabed. Bu
duvara Türkçe'de Ağlama Duvarı denmektedir).
Süleyman'ın ölmesi ile Musevi Kırallığı, İsrail
Krallığı ve Yehuda kırallığı olmak üzere ikiye
ayrılır. İsrail Oğulları'nın Bene Yisrael 12
kabilesinden 10'u İsrael Krallığını ve Yehuda
oğulları ve Binyamin kabilesinin yarsı da
Başkenti Yeruşalayim (Kudüs) olan Yehuda
Krallığı'nı kurarlar.
İsrail Krallığı'nın Asurlular tarafından işgal
edilmesi sonucu Yahudi kelimesi her iki
krallığın insanları için kullanılmaya
başlanmıştır. Yahudilik ve Yahudi sözcükleri,
sonradan Türkçe'de Musa kökünden gelen Musevîlik
ve Musevi sözcükleriyle karşılanmıştır (Türkçe
dışındaki dillerin birçoğunda Yahudi ve Musevi
gibi iki ayrı kelime bulunmaz. Örneğin
İngilizce'deki Jew ve Judaea kelimeleri İbranice
Yehudi kökünden gelmektedir.)
Din Bilimciler ve tarihçiler Yahudiliğin bir
millet, bir ırk veya bir din olup olmadığı
konusunda görüş birliğine varabilmiş
değillerdir. Tevrat'a dayanarak kendilerini
dünya milletleri arasından seçilmiş halk olarak
gören Yahudiler, tanrının (Yehova) (Bu ismi
söylemek Musevilik'te yasaktır) Sina'da bu kavmi
kendine seçtiğini, Tevrat'ı Musa'nın şahsında
onlara gönderdiğine inanırlar.
Yıkılmadan önce Ahit Sandığı'nın da içinde
bulunduğu Kudüs'teki Mabed, (Beth Hamikdaş)
Yahudiliğin odak noktasını teşkil etmektedir.
Yahudiliğin sembolleri arasında en önemli yeri
Yedi Kollu Şamdan (Menora) ile Altı Köşeli
Yıldız (Davud'un Yıldızı) tutar.
Yahudiler göçebe iken "Habiri" diye anılırlardı.
İsrailoğulları en parlak devirlerini Kralları
Süleyman Peygamber zamanında yaşamışlardır.
İnanç ve İbadet Sistemi
Yahudilik'te en önemli iman esasını, Tanrı'ın
varlığına ve birliğine olan inanç oluşturur.
(Bakınız emunot) O'nun birliği,
yaratılmamışlığı, evvelinin ve sonunun
bulunmayışı, her şeyi bilişi, bütün varlıkların
Yaratan'ı oluşu şeklinde bir tanrı inancı
vardır.
Daha çok günlük hayat ve ibadetlerde
belirginleşen Yahudiliği detaylı olarak Tanah'da
bulmak mümkün değildir. Onlar için önemli olan
Tevrat'ta bildirilen şeriatın yaşamasıdır.
İnançlarına göre Tanrı'nın en sevgili milleti
Yahudilerdir. Bunun en büyük delili, Tanrı'nın
İsrâiloğulları ile Moşe Rabenu'nun (Hz.Musa)
şahsında Sina'daki antlaşmasıdır. Yahudi
inancına göre Tanrı, insanlığı aydınlatmak ve
mutlu kılmak için İsrailoğulları'nı seçmiş,
peygamberlerini görevlendirmiştir. Bu konuda
Musa'nın önemli bir yeri vardır. Çünkü Tevrat
O'na verilmiştir. Tanrı, evreni devamlı olarak
idare etmektedir. O'nun gücünün yetmeyeceği
hiçbir iş yoktur. Mesih'le (İbr. Maşiah)
kurulacak Tanrı'nın Evrensel Devleti'nde bütün
haksızlıklar ve zulümler ortadan kalkacaktır. Bu
inanç Yahudilerin ümit kaynağı olmuştur.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim
Programı
Yahudilik'te ahiret inancı tarihi bir gelişme
izlemiştir. Tevrat'ın bazı bölümlerinde ahiret
inancına dair ipuçları bulunmaktadır. Bazı
Dinler Tarihçilerine göre, yeniden dirilme ile
ilgili metinler günümüze kadar ulaşmadığı için
Yahudiler bu tür inançları Babil Sürgünü
sırasında İran'dan almışlardır.
Babil Sürgünü öncesi Yahudilik'te iyi, kötü,
ölen bütün insanlar "Şeol" adı verilen bir yere
gidecekler, orada üzüntülü bir şekilde
varlıklarını sürdürecekler, ruhları da mezarda
kalacaktır. Yahudilik'te ahiret inancı
konusunda, daha sonraki dönemlerde birtakım
gelişmeler olmuş, yeniden dirilme, yargılanma,
sonsuz yaşam, cennet, cehennem gibi inançlar
ortaya çıkmıştır. Yahudilik'teki cennet (Gan
Eden), cehennem (Geinam), hüküm günü vb. ilgili
emirleri Talmud açıklamıştır. Yahudilerin,
Müslümanlık ve Hristiyanlık'ta olduğu gibi belli
başlı iman esaslarına kavuşmaları filozof Rabbi
Moşe ben Maymon (Maymonides, 1135-1204)'le
mümkün olabilmiştir. O'nun meydana getirdiği
günümüze ulaşan 13 Maddelik İnanç Esasları
şudur;
1. Tanrı var olan her şeyi yaratıcısıdır.
2. Tanrı birdir.
3. Tanrının bedeni yoktur, hiçbir şekilde tasvir
edilemez.
4. Tanrının başlangıcı ve sonu yoktur.
5. Yalnız Tanrı'ya dua edilmelidir.
6. Peygamberlerin bütün sözleri doğrudur.
7. Musa, bütün peygamberlerin en büyüğüdür.
8. Elimizdeki Tora, Tanrı tarafından Musa'ya
verilen ve günümüze kadar değiştirilmeden gelen
kitabın aynıdır.
9. Dinimiz ilahî bir dindir.
10. Tanrı, insanların bütün hareket ve
düşüncelerini bilir.
11. Tanrı, emirlerine uyanları mükafatlandırır,
uymayanları eğer tövbe etmezlerse cezalandırır.
12. Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i
gönderecektir.
13. Ruhumuz ölümsüzdür. Tanrı dilediğinde
ölüleri diriltecektir.
Yahudiler ibadetlerini sinagoglarda (Bet ha
Kneset) yaparlar. Sinagoglar'da rulo halinde el
yazması Tevrat tomarlarının konulduğu, Ehal
HaKodeş adı verilen, Doğu'ya Mizrah yönelik
kutsal bir bölme vardır. Sinagoglarda Yedi Kollu
Şamdan (Menora) da bulunur. Bundan ayrı olarak
Kral Davud'un mührü kabul edilen iki üçgenden
meydana gelmiş Magen David denilen altı köşeli
bir yıldız da vardır.
Yahudiler sinagoglarda Tevrat'tan bazı parçaları
sesli bir şeklide okurken bazı bölümler ise
sessiz okunur. Tevrat rulolarının kılıfından
çıkarılarak hazan tarafından okunması, ibadetin
en önemli anıdır. Yahudilkte sinagog dışında
evlerde de ibadet edilebilir ancak cemaat ile
ibadet daha makbul sayılır.
Musevi evlerinin giriş kapılarının ve tuvalet
banyo hariç her kapısının sağ pervazında "Mezuza"
denilen, rulo haline getirilmiş Tevrat'tan
cümlelerinin yazılı olduğu kutucuklar çakılıdır.
Eve giriş çıkışta Yahudiler bu kutucuğa
dokunarak parmaklarını öperler. İbadet, Doğu
yönüne yönelerek yapılır. Başa Kipa, adı verilen
takke takılır, erkekler her sabah sırtlarına
beyaz renkte ve mavi çizgileri olan dua şalı
Talet giyerler. Kadınların ibadete katılma
mecburiyeti yoktur, ancak başları örtülü olarak
ibadete katılabilirler.
Yahudi dininde ibadet esasını ilâhiler
oluşturur. İbadet sırasında okunan bazı
kalıplaşmış dua ve ilâhiler vardır. Dua, dindar
Yahudinin yaşamında önemli bir yer işgal eder.
Yahudilikte ibadet günlük ve haftalık olmak
üzere ikiye ayrılır. Günlük ibadet sabah, öğle
ve akşam yapılır. Haftalık ibadet ise Cumartesi
(Şabat, Yom HaŞabat) günü havra (sinagog)'da
yapılır.
Yahudiler sabah ayininde bir dua şalı (Talet)
kuşanırlar. Bayram ve Cumartesi günleri dışında
sabah ayininde, sol pazu (Solaklar sağ pazuya)
ile alına içinde Tora'dan bölümlerin bulunduğu
küçük kutucukların takılı olduğu birer dua
kayışı Tefilin bağlanır. Dualar ayakta, oturarak
vücudu sallayarak ve bazen öne hafifçe eğilerek
okunur. Toplu dualar 13 yaşına girmiş en az 10
erkeğin Minyan iştirakiyle yapılır.
Cumartesi ibadeti, cuma akşamı güneşin
batmasıyla başlar, cumartesi akşamı güneşim
batışından sonra sona erer. Bu ibadet sinagogta
yapılır. Bu maksatla cumartesi günü ateş yakmak,
çalışmak, taşıt kullanmak vb. yasaktır.
Musevîlik'te Tanrının adını telaffuz etmek günah
sayıldığından YHWH ismi yerine Elohim, Şaday,
Adonay gibi isimler kullanılır hatta bunların da
yerine Haşem yani "İsim" kullanılır. Yehova
Musevîlerin millî ve hâkim bir Tanrısı'dır.
İnsan da O'nun kulu durumundadır. İnançlarına
göre Yehova sadece İsrâiloğulları'na şefaat
eden, kıskanç bir Tanrı'dır. İsrâiloğulları
yabancı bir ülkede de O'nun tarafından
korunacaktır. O, Hz.İbrahim, Hz.İshak ve
Hz.Yakub'un Tanrısı'dır.
İbranî
takvimi
Miladi takviminin 2006 yılı İbranî takviminde
5766 yılıdır. Çünkü İbrani takvimi Ay ve Güneş
esasına göre çalışır ve Ay takvimleri Güneş
takvimlerine göre yılda 11 gün daha kısa
olduğundan, Bayramların aynı zaman gelmesi için
3 yılda bir bir 13. ay eklenir. (Ve adar veya
Adar Şeni)
Musevilikte Bayram ve matem günlerinin tarihleri
Musevi Takvimine göre hesaplanır. En önemli
bayram Yılbaşı Bayramı'dır (Roşaşana), ardından
on gün sonra 26 saat sürecek olan oruç günü
gelir, ki buna Kefaret Günü anlamına gelen (Yom
Kipur) adı verilir. Kipur'dan sonra 7 gün süren
Çardak Bayramı (Sukot) ve Bir yıl içinde
Tevrat'ın tüm bölümlerin okunmasının
tamamlandığı ve yeniden başlandığı (Simhat Torah)
Aralık ayında Hanuka, Mart-Nisan arası Babil'de
zamanın Musevi Düşmanı (Antisemit) Haman
tarafından Yahudilerin kıyıma uğratılması
olayının son anda Ester tarafından
engellenmesinin anısına 2 gün (Purim), Mısır'dan
Musa'nın (Moşe Rabenu) önderliğinde ayrılıp
kölelikten kurtulmasının kutlandığı Pesah.
Bundan 49 gün sonra gelen 10 Emirin alınmasının
kutlandığı Şavuot ve Yaz aylarına denk gelen
Tapınağın yıkılması ve çeşitli talihsiz
olayların anıldığı ve bir matem günü olan Tişa
Beav önemli günlerdendir.
Dinsel İnançlar
Domuz eti ve pulsuz balıkların eti, Çift
Tırnaklı ve geviş getirmeyen hayvanlar ve
Tevrat'ta adı geçen 20 kuş'u ve bunlardan çıkan
ürünleri yemek yasaktır. Yılın bir döneminde
Mısır'dan çıkışın anısına 8 gün boyunca Mayasız
ekmek (Matsa) yenir.
Şabat ilkesi Talmud'ta da geçer: madem ki Tanrı
dünyayı yarattıktan sonraki yedinci günü iş
bırakmıştır, o halde Museviler, yanlarında
çalışan Musevi olmayan insanlar da cumartesi
günü hiçbir iş yapmamalıdır.
Bunun gibi, bazı beslenme kurallarına uymaları
da gerekir: et, kaşer olmalı, yani dinsel
törelere göre hazırlanmalıdır (hayvanlar
Haham'lık tarafından yetiştirilmiş ve hayvan
anatomisini çok iyi bilen özel bir din görevlisi
olan Şohet tarafından Tanrı'nın adı anılarak
kesilir). Kesilen hayvanın acı çekmemesi için
şahdamarı ve nefes borusu tek darbede
kesilmelidir bir anlık duraksama ya da bıçağın
üzerindeki bir kertik dahi eti mundar 'Trefa'
etmeye yeter.
Museviler'de kan yemek büyük günah
sayıldığından, hayvan kesildikten sonra eti alan
kişi bu eti önce yıkar ve tuzlayarak 1 saat
kadar delikli bir kapta tüm kanının akmasını
sağlar daha sonra tekrar yıkayarak yenilecek
hale getirir. Bu eti tuzlama işlemi etin
kesilmesinden 72 Saat içinde tamamlanması
gereken bir işlemdir bu süre geçerse et mundar
olur. (Bakınız. Kaşer Kuralları)
Yahudi Mezhepleri
Yahudiler'de önemli mezhep ayralıkları olmasa da
yine de dinin farklı yorumları bulunmaktadır bu
sebeple tarih boyunca farklı Yahudi mezhepleri
olmuştur. Yahudi mezheplerini üç ana-grupta
incelemek mümkündür:
1. Makkabiler devrinde (M.Ö. II. yüzyıl) mevcut
olan Hıristiyanlık öncesi mezhepler,
2. İslâm'dan sonraki Yahudi Mezhepleri,
3. Günümüz Yahudi mezhepleri.
Hristiyanlık öncesi dönemde başlıca üç mezhep
vardır:
1. Ferisiler,
2. Sadukiler,
3. Esseniler.
İslâm'dan sonraki Yahudi mezhepleri de üçtür:
1. İshakiyye,
2. Yudganiyye,
3. Karaim.
Günümüz Yahudi mezhepleri hakkında kısa bilgiler
verilmesi gerekirse. Halen yaşamakta olan Yahudi
mezhepleri şunlardır:
1. Muhafazakâr Yahudiler,
2. Ortadoks Yahudiler,
3. Reformist Yahudiler.
4. Yeniden Yapılanmacılar
Günümüz Mezhepleri
Muhafazakar Yahudilik
XIX. yüzyılın ortalarında, Alman Yahudileri
arasında ortaya çıkan tutucu Yahudiliğin
temsilcileri, Isaac Bermays (1791-1849) ile
Zacharia Franklen (1801-1871) olmuştur. Sonraki
dönemlerde Amerika'da da taraftar bulmuş olan bu
mezhep geleneklerine bağlı laikleşmeye karşıdır.
Ortodoks Musevilik
Kudüs'teki Mabed'in yıkılışından günümüze kadar
gelen resmi Yahudi inanç ve geleneklerini
temsilcisi olan Ortodoks Yahudilik, halen
mensubu en fazla olan mezheptir. Bugün İsrail
Devleti'nde de bu mezhep taraftarları
çoğunluktadır. Musa Kanunları'na sıkı bir
şekilde bağlı olan Ortodoks Yahudiler, Şabat
(cumartesi) günü hiçbir iş yapmamak konusunda
diğer yahudi mezheplerinden daha katı bir tutum
sergile
Reformist
Yahudilik
Daha çok Avrupa'daki Yahudilerce tanınmış bir
filozof olan Moses Mendelssohn (1727-1786)'un
başlattığı Reformist Yahudilik hareketi,
Musevilik'le çağdaş modern anlayışı
birleştirmeyi amaçlamıştır. Böylece bu mezhebe
bağlı Yahudiler, hem geleneklerine uygun
yaşayabilecek, hem de modern çağa ayak
uydurabileceklerdir. Bu hareketin başlamasının
bir başka sebebi de Almanya'daki Yahudilerin
dinî uygulamayı, genel kültür için bir engel
olarak görmeleridir. Böylece onlardan bir kısmı
Hıristiyanlaşmış, bir kısmı da geleneklerini
değiştirmiştir.
Din ile dünya işlerini birbirinden ayırma
düşünce ve gayreti de ilk defa bu mezhep
mensuplarından gelmiştir. Reformist Yahudiler
dinde modernleşmeden yanadırlar. Bunu sağlamak
için, ibadetin bazı şekillerini değiştirerek,
kadın-erkek ayırımına son vermişler, cumartesi
çalışma yasağını kaldırarak sinagog törenlerini
azaltıp, sadeleştirmişler, müziğe çok az yer
vererek kadınlarla erkekleri bir arada oturmaya
teşvik etmişler ve katı perhiz kurallarını
kaldırmışlar, sözlü aktarılan Talmud geleneğini
inkar etmişlerdir.
Yeniden Yapılanmacılar (Reconstructionist)
Bu sayılan üç mezhep dışında, Mordehay Kaplan'ın
kurduğu Reconstructionist (Yeniden Yapılanmacı)
adında bir başka mezhep daha vardır. Bunlar daha
önceleri muhafazakâr Yahudilik içinde yer
almışlardır. Zamanla Kaplan'ın düşünceleri diğer
Yahudi mezheplerini etkilemiştir.
Hareketin kurucusuna göre Yahudiler de diğer
milletler gibi hiçbir farkı olmayan bir
millettir. "Seçilmişlik" gibi bir özellikleri
yoktur. Tanrı Yahudiler'i değil, Yahudiler
Tanrı'yı seçmişlerdir. Yaniden yapılanmacılığa
inanan bu mezhepteki yahudiler yeniden dirilmeyi
ve ahireti reddederler. Onlara göre Tevrat,
Tanrı vahyi değildir. İsrailoğulları'nın tarih
boyunca meydana getirdikleri bir eserdir.
Mesihcilik diye bir kavram yoktur. Sinagoglarda
kadın-erkek yanyana ve bilikte ibadet edebilir.
Yeniden Yapılanmacı'lara göre kadınlar da haham
olabilir..
Yahudilerin Kutsal Kitapları
Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık
altında incelenebilir:
1. Tanah,
2. Talmud.
Çoğu zaman Yahudilerin kutsal kitabının tamamı
"Tora" kelimesiyle açıklanır. İbranice bir
kelime olan Tora, Arapça Tevrat'ın karşılığıdır.
Tevrat kelimesi "Kanun, Töre, şeriat, emir,
ders" vb. anlamlara gelir. Beş bölümden oluşan
Tevrat, Tanrı'nın 7704 kelimeyle Musa'ya verdiği
dini esasları içeren kitap olarak görülür.
Tevrat metninin orijinal dili Kutsal Kitap
İbranicesidir. Bir bakıma "Şeriat" diye de
tanımlanabilen Eski Antlaşma'yı oluşturan
kitapların sayısı, Yahudilerce 24,
Hıristiyanlarca 39'dur. Kitapların sıralanışı ve
gruplanışı konusunda da her iki din de farklı
görüşlere sahiptir.
Tora, Kitab-ı Mukaddes'in ilk beş kitabını (Pentatök)
ve Sina Dağı'nda Musa'ya açıklanan «On Emir»i (Dekalogos)
içerir; bunların tamamı, Tanrı'nın kullarıyla
antlaşmasını içeren ve kutlayan bir dinsel
yasayı oluşturur. Her sinagogda, yani Musevi
tapınağında, Tora'nın makara şeklinde iki çubuğa
(Ets Hayim) sarılmış bir deri üzerine el ile
kopya edilmiş bir nüshası (Sefer Tora) bulunur.
Haftada 3 gün, törende Hazan (İslam'daki
Müezzin'in karşılığı) sinagogdaki cemaat ile
beraber Tora'nın her hafta okunmak üzere 54
bölüme ayrılmış bölümlerinden birini (Peraşa)
okur.
Eski Antlaşma yaklaşık olarak bin yıl içerisinde
meydana gelmiştir. Ancak kitabın sınırlandırması
M.S. 90 yılında toplanmış olan Yemnia
Konsili'nde yapılmış ve bugünkü yazılar
seçilerek tesbit edilmiştir. Eski Antlaşma ile
birlikte hahamların nesilden nesile sözlü olarak
aktardıkları sözlü kanunların bütününe Talmud
adı verilir. M.S. 150 yıllarında Yehuda HaNasi
adında bir haham, kendilerine kadar aktarılan
sözlü kanunların kaybolmasından endişelenerek
onları Mişna'da toplamıştır. "Tekrar edilmek
suretiyle belletilen şeriat" anlamına gelen
Mişna, Tevrat'ın tekrarı, kanunların açıklamas
ve tefsiri sayılır. Ancak belli bir seviyedeki
bilgiye sahip olanların anlıyabileceği dilde
yazılmış olan Mişna'nın anlaşılmasını
kolaylaştırmak amacıyla O'na Yahudi alimlerince
şerhler yazılmıştır bu şerhlere ve açıklamalara
Gemara adı verilir. Talmud, Mişna ve Gemara adı
verilen eserlerin toplamına verilen isimdir.
Kutsal Kitap kitap dışında Musevi Tasavvuf'una
ve gizemciliğine Kabala adı verilir. Kabala,
İbranice "gelenek görenek" anlamına gelir.
Yahudilerin harfçilik ve sayıcılıkla karışık
tasavvufî evren öğretisidir. Daha açık bir
tanımla Kabala, Kutsal Kitap metinleri ile sözlü
gelenekler üzerine yapılan her tür yorumların ve
uygulamaların genel adıdır. Yanlış anlaşıldığı
gibi Kabala bir kitap veya kitaplar toplamı
değil "Evren'in görünür kargaşasını açıklamaya
ve zıtlıklarını kolay anlaşılabilir bir kalıp
haline getirmeğe amaşlayan bir doktrin" dir.
İkinci Tapınak Dönemi'nin sonuna doğru (I.
yüzyıl) kadar uzanan Kabala, Tam olarak Yahudi
gizemciliğinin (esoterism) ortaya çıktığı tarih
olan XIII. yüzyıldan başlayarak özel bir öğreti
biçiminde gelişmiştir.
Bazı Dinler Tarihçilerine göre Kabala'nın
kökenleri eski gelenekte (Talmud dönemi)
aranmalıdır. Kabala'nın öğreti ve uygulamaları
ancak bir kılavuzun denetim ve önderliğinde
mümkündür. Kabala temelde her zaman sözlü
geleneğe dayanmıştır. Tanrı'nın Musa ve Âdem'e
indirdiği yazılı olmayan Sözlü Tora vahyin gizli
bilgisini taşımaktadır. Kabalanın en önemli
kitabı 23 ciltten oluşan Zohar'dır.
Kabala XV. yüzyıl Avrupa’sında da son derece
yaygınlaşmıştır. Kabala'nın genel doktrinini,
Evrenin bir bütün olduğu, belli bir düzene göre
hareket ettiği, evrende görülen her şeyin
Tanrı'nın bir parçası ve yer yüzündeki yansıması
olduğu, insanın da, evrenin ve dolayısıyla
Tanrı'nın bir parçası olma sebebiyle adeta küçük
evren sayılması gerektiği şeklinde özetlemek
mümkündür.
Musevilik
Bugün tüm dünyada kendilerini Yahudi kabul
edenlerin sayısı yaklaşık 14 milyon'dur.
1948'de Romalıların Filistin adı verdikleri
bölgede İsrail Devleti'nin kurulmasıyla buraya
göç edip yerleşen Yahudilerin sayısı hızla
artmıştır.
Günümüzde en büyük Yahudi nüfusunun yaşadığı
ülke İsrail’dir Ülke nüfusunun %80’i yahudidir.
İsrail’i ikinci sırada ABD izlemektedir (% 3,4).
Yahudiler bu iki ülkenin dışında Fransa,
İngiltere, Arjantin, Ukrayna, Rusya ve Kanada
başta olmak üzere içlerinde Türkiye'nin de
bulunduğu dünyanın birçok ülkesine dağılmış
olarak yaşamaktadırlar.
Geçmişte Musevilerin de yaşadığı Mardin'de şu
anda Musevi aile bulunmamaktadır.
kaynak:Wikipedia
|