|
|
|
|
NUSAYBİN E-90 Karayolu üzerinde Suriye ile sıfır noktasında bulunan Nusaybin , Dicle-Fırat arasındaki havzanın yani Mezopotamya'nın kuzey kısmında bulunmaktadır. M.Ö.4500 yıllarında Subarular tarafından kurulan şehir, M.Ö. 3000 yıllarında Sümer kralı Lugazakis tarafından “Nırbo” olarak adlandırılmış ve Çağ-Çağ deresinin batısında yeniden inşa edilmiştir. Tarih süresince yukarı Mezopotamya'nın en büyük şehri olarak sürekli yer almıştır. M.Ö 637 yılında İslam orduları hakimiyetine giren Nusaybin, sıra ile Emeviler, Abbasiler,Mervaniler,Eyubiler,Selçuklular, M.S.1258 de Hulagu hanın eline geçmiş, daha sonra Karakoyunlular, Artukoğulları ve Akkoyunlular , daha sonra da 1516 yılında Osmanlı imparatorluğuna geçmiştir. Nusaybin in ilk kurulduğundaki adı bilinmemektedir. Ancak Sümerler döneminde “Nırbo” denilmiştir. Babilliler şehre Armis veya Nisibis, Huri-Mitaniler Nabila,Kenge, Nas-ü-bina, Asurlular Meppin-Suba, Romalılar Antimosya, Süryaniler Nasibina-Sarbo, Sasaniler Ahvaz , Araplar Nasibeyn, Osmanlılar ise Nisebin, Cumhuriyet dö Görülüyor ki 4000 yıldır hep aynı isim kullanılmıştır. Tarihi süreçte bir çok önemli olaya tanıklık eden şehir, en parlak dönemini M.Ö.130 yıllarından başlamak kaydı ile M.S. 637 yılları arasında yaşamıştır. Hıristiyanlık dininin yayılması ile şehirde her türlü eğitimi veren bir fakülte (Üniversite deniliyor) kurulmuş ve eldeki tarihi verilere göre 2000 öğrenci bu üniversitede eğitim görmekteydi. En parlak dönemini ise Mor Yakup rektörlüğü döneminde yaşayan okulun bir Yönetmeliğinin olduğu bilinmektedir. Nusaybin ilçemiz Mardin ilçeleri arasında belki de en farklı olanı etnografik yapısı coğrafi konumu itibarı ile Suriyeye sıfır noktada coğrafi yapı olarak Mezopotamya'nın bereketli toprakları arasında en fazla sulu tarım yapan ilçemiz. Çağ Çağ barajından gelen su Mezopotamya'ya dolayısıyla Nusaybin'e hayat vermektedir. Nusaybin Resimleri İçin TIKLAYINIZ |