|
Eski Çağlarda Dunaysır veya Düneysir ismiyle
Artuklular döneminde kurulmuştur. Bu yerleşim
Urfa ile Diyarbakır’ı Musul’a bağlayan ticaret
yolu üzerinde konaklama merkezi olarak önem
kazanmıştır. XIII.yüzyılda Eyyubiler tarafından
yağmalanmış, daha sonra Selçuklular, İlhanlılar,
Memluklular, Akkoyunlular, Artuklular ve Timur
buraya hakim olmuştur.
Dunaysır ismi, sonraki dönemlerde Koçhisar
olarak değiştirilmiştir. XV.yüzyılda
Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında sık sık
el değiştirmiş, XVI.yüzyılda Safeviler buraya
hakim olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in Mısır
seferi sırasında, 1517’de Osmanlı topraklarına
katılmıştır.
Artukluların önemli bir kenti olan Kızıltepe,
sürekli savaş ve yağmalandığından, Artukluların
çarşı, han, hamam, cami ve medreselerle zengin
bir kent durumuna getirdikleri bu yerleşim
Osmanlıların eline harap halde geçmiştir.
Artuklu dönemine ait, Ulu camii, Taşköprü,
Tarassut Kulesi Şahkullubey Kümbeti, Harzem
Harabeleri günümüze kadar ayakta kalan tarihi
eserlerdir.
Kızıltepe'nin Altındaki Kayıp Şehir
Mardinin ilçesi Kızıltpeye derin yolculuk
Mardin’in yüksek ve engebeli konumuna rağmen
ilçesi Kızıltepe ona inat bir düzlüğe
kurulmuştur. Mardin’in tarihi güzelliklerinin
dünyaya parmak ısırtacak kadar çok ve değerli
olması ilçelerinin üzerine yönelecek ilgiyi
azalmıştır. Kızıltepe tarihi ve kültürel yönleri
yerine sosyal problemlerle gündeme gelmiş Mardin
ilimizin bir ilçedir.
Ben
şehrin tarihin ve kültürüne bir yolculuk
yapmanın daha yerinde olduğunu düşünerek sizi
Kızıltepe’nin gizemine yolculuğa çıkarmayı
düşündüm . Kızıltepe yığma olduğu anlaşılan bir
tepenin etrafında şehir şekillenmiştir. Şehir
alabildiğine kalabalık ve alabildiğine geri
kalmıştır. Mardin ve diğer ilçelerinde bulunan
tarihi eserlerin aksine Kızıltepe’de birkaç eser
haricinde tarihi esere rastlamak nerede ise
imkansızıdır.
İlçenin en eski adı Dunaysır'dır. Daha sonra
Koçhisar adını almıştır. Artukoğulları Döneminde
gelişme gösteren kasaba bu dönemde
Diyarbakır-Musul ve Urfa-Musul yolu üzerinde
önemli bir ticaret merkezi olmuş. 1931'de
Kızıltepe adıyla ilçe merkezi olmuştur.
Mardin’den nüfusu fazla olmasına rağmen Mardin’e
yakınlığından dolayı ile olma şansı
azalmaktadır.
Kızıltepe sokaklarında dolaştığınızda mevsim
yazsa tozdan, mevsim kışsa çamurdan çekeceğiniz
var demektir. Ana caddenin üzerinde dizilmiş
mağaza ve dükkanların vitrinlerinde diğer
şehirlerin vitrinlerinden farklı olarak yöreye
ait giysilerin kumaşlarını görmeniz mümkündür.
Çok sayıda dükkanın önünde kıyılmış tütün
görürsünüz. Tütün, paket sigaradan daha fazla
satılmaktadır. Bunun sebebi ağız alışkanlığı ve
tütünün paket sigaraya göre daha uygun fiyata
gelmesidir. Bir sokak köşesinde tabakasından
tününü çıkarıp sigarasını saran bir kadını
görmeniz ilk başta sizi şaşırta bilir. Ancak
batılı kadınların aksine Kızıltepe’de ki
kadınlar arasında sigara içimi çok yaygındır.
Özelliklede kaçak tütün içerler.
Kızıltepe’nin halk pazarlarında, şehrin sokak
aralarında el tezgahların da seyyar satıcılar
yığınladır. Bunun en büyük sebebi işsizliktir.
Eline bir araba alan seyyar satıcılık yapar.
Pazarlarda el arabaları ile çocuklarda büyük bir
iş kolu oluşturmuşlardır. Pazardan alış veriş
yapanların poşetlerini el arabaları ile
taşırlar. Bütçelerine katkıda bulunmaya
çalışırlar.
Kızıltepe’nin pazarlarında canlı tavuk
satılmaktadır. Beğenilen tavuklar satıcı
tarafından orada hemen kesilerek tüylerinden
arındırılır. Canlı tavukları kesip satan
dükkanlar bile ara sokaklarda bulunmaktadır.
Arka
sokaklara girdiğinizde küçük kerpiç ya da taş
evlerin önünde ölüme terk edilmiş tankerleri
görürsünüz. Her boş arsa tanker mezarlığı olmuş.
Irak kapısının açık olduğu dönemlerde az
birikimi olan petrol taşımak için tanker
almıştır. Ancak kapının kapanması umudunu
tankerlere bağlayanları hüsrana uğratmıştır.
Şehirde tüm ülkede olduğu gibi bir planlı
şehirleşme olmadığı görülmektedir. Köylerden
gelenler buldukları arsaya ev yerine başlarını
sokacak bir yer yapmak zorunda kalmışlarıdır.
Şehrin en büyük tarihi kalıntısı Kızıltepe
(Koçhisar) Ulu Camiidir. Yapımına Mardin
Artukoğulları’ndan Yavlak Aslan tarafından
(1184-1200) başlanmış ve kardeşi Artuk Aslan
tarafından(1200 ila 1239)da tamamlanmıştır.
Kıble duvarına paralel üç nef mihrap önünde iki
nef boyunca 9.75 metre çapında tromplu bir kubbe
ile kesilmiştir. Caminin iç kısmı, mihrabı ve
duvarları zarif oyma işleme yazılarıyla
süslenmiştir. Camii kısa bir süre öncesine kadar
harabe bir şekilde dururken son yıllarda rest
ura edilerek yeniden ibadete açılmıştır. Caminin
minaresi olduğu sanılmasına rağmen günümüze bu
minareden eser kalmamıştır. 1940’lı yıllarda
caminin yıkılan taşları toplanarak emniyet
binasının yapımında kullanılmıştır. Taşköprü,
Tarassut Kulesi Şahkullubey Kümbeti, Harzem
Harabeleri günümüze kadar ayakta kalan tarihi
hazinelerdir.
Dikkatimizi çeken ve araştırılması gereken
ilginç bir durum var Kızıltepe’de. Tarihi çok
eskilere dayanan şehirde sekiz yüz kişilik bir
Kızıltepe caminin var olması, bir kilisenin
bulunması şehrin yakınların da büyük bir
köprünün bulunması şehirde kalabalık bir
toplumun yaşadığının en büyük göstergesidir.
Ancak nüfusunun fazla olduğunu düşündüğümüz
şehirde saydığımız eserlerden başka bir
kalıntıya rastlamak imkansıdır. Ne bir ören
yeri, ne bir tarihi konak, ne bir çarşı hiç
birisinin izine rastlamak nerede ise imkansız ve
o derecede şaşırtıcıdır. Sekiz yüz kişilik ve
devrinin en büyük camilerinden birisinin
etrafında hiçbir kalıntıya rastlanmaması tarihi
dokunun sahipsizlikten yıkıldığı ve talan
edildiği gerekçesi ile açıklanamayacak kadar
basit değildir.
Tarihi kalıntılar ne kadar tahrip edilirse
edilsin, ne kadar yağmalanırsa yağmalansın
mutlaka harabede olsa bazı kanıtların kalması
gerekmektedir. Bu garip durumu sahipsizlik ve
yağmacılıkla açıklamak biraz zor gibi görünüyor.
Şehrin büyük bir felaket geçirmesi, deprem, sel
vb ile yok olduğu daha sonra üzerine yeniden bir
şehir kurulduğu düşüncesi bende hakim oluyor.
Bu
düşüncemize en büyük katkıyı antiarkeologluk
yapan definecilerin anlattıkları destek verir
gibi. Özellikle şehrin ortasında bulunan şimdi
bir askeri birliğin konuşlandırıldığı etrafı tel
örgülerle çevrilerek loruma altına alınana
tepenin etrafında ev yapanlar, temel kazılarında
çok sayıda tarihi eser ve altın gümüş sikkeler
buldukları dilden dile dolaşıyor.
Dilden dile dolaşan bir olay daha var ki bu daha
ilginç. Tepenin etrafında bir yol yapımı
sırasında tepenin içerisine giden dehlizlere
rastlanıyor. Geceleyin define avcıları buraya
giriyor. Bunların anlattıkları göre tepenin
içerisinde çok sayıda yollar çukurlar odalar
var.
Düz
ovanın içerisinde yükselen bu tepenin yığma bir
tepe olduğu kuşkusu herkeste var. Şehrin yüksek
bir tepesinin olmaması nedeniyle şehri savunmak
için bir kale yapılamamış. Bunun yerine “tepe
kale” diyebileceğimiz bir sığınak yapılmış.
Sığınağın giriş kapısı ise tepenin hemen altında
bulunan kiliseden olduğu iddia ediliyor. İddiaya
göre tepenin altında bir şehri saklayacak kadar
bir sığınak var. Buranın tek giriş kapısı var
oda kilisenin içerisinde bir kapının olması.
Bu
iddiaları araştırmak uzmanların ve yetkililerin
görevi. Ancak bizim görebildiğimiz bir gerçek
var ki; Kızıltepe şehrinin altında bir kayıp
kent var. Ve bu araştırılmalıdır.
Şehrin üzerindeki yoksulluk silinmeli, tarihinin
arkasındaki sis perdesi aralanmalıdır. Bu
yapılmadıkça Kızıltepe üzerindeki sosyal ve
tarihi şüpheler devam edecektir.
Kızıltepe hakikatten çok ilginç bir şehirdir ve
kızıltepeli olabilmek 300.000 kişiye nasip
olmuştur şu an itibariyle. Doğunun % olarak en
çok üniversite öğrencisi çıkaran ilçesi olma
özelliğini son 5 yılda yakalamıştır ve kimseye
de kaptıracak gibi görünmüyor. Kızıltepeliler
oldukça dinamik ve girişken bir şehir kültürü
geliştirmiştir.15-20 yıl içinde bütün dünyada
bilinen zengin ve nüfus olarak ta oldukça yoğun
bir şehir olacaktır.
Nüfus
İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre
183.475. Bunun 113.143'ü ilçe merkezinde,
70.332'si ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.
İlçe bağlısı olmak üzere
ilçe merkezine bağlı; 4
belde, ?
köy
ve 10
mahalleden
oluşmaktadır.
kaynak:wikipedia
|
Yıllara göre ilçe nüfus verileri |
|
Yıllar |
Merkez |
Köyler |
Toplam |
|
2007 |
|
|
|
|
2000 |
113.143 |
70.332 |
183.475
|
|
1997 |
112.504 |
67.429 |
179.933 |
|