ZİYARETÇİ DEFTERİ CAMİ RESİMLERİ KİLİSE RESİMLERİ KÜRTÇE ARAPÇA MP3 İLETİŞİM    
  

::ANA SAYFA::

· Mardin Tarihi
· Mardin Coğrafyası
·
Yerleşim
· Fotoğraf Galerisi
· Mahalli Yemekler
·
El Sanatları
·
Konaklama
·
Camilerimiz
· Kiliselerimiz
·
Mardin Slaytı İzle
· Telefon Rehberi

::İLÇELERİMİZ::

· Kızıltepe
· Midyat
· Nusaybin
· 
Dargeçit
· 
Mazıdağı
· 
Derik
· 
Savur
· 
Yeşilli
· 
Ömerli

 
 

 

Alabama Jones Act

                                                     

                                                                                     İSLAM
  İslam (Arapça:الإسلام) (el- islām) tek tanrılı (monoteistik) ibrahimi bir dindir. S-L-M kökünden türemiştir. Bu kökün yaygın olarak kabul edilen iki anlamı vardır. Bunlar: i) barış ve esenlik, ii) boyun eğmek, itaat etmek ve huzur (Allah'a teslim olmak)'tır.
 
 İslam dinine göre insan ve alem Allah tarafından yaratılmıştır. Bu yaratılışın mahiyeti konusunda farklı mezhepler farklı görüşler belirtse de, yaratılışın kendisi Ku'ran'da geçer. Bu noktadan sonra insanın (ki ilk insanın diğer İbrahimi Dinlerdeki gibi Adem olduğuna inanılır) doğru bir dine inandığı fakat şeytanın ve kendi nefsinin hataları sonucu zaman zaman bu dinden saptığına inanılır. Buna göre en başından beri insanların inandığı din İslam'dır, diğer dinler bu dinin dejenere olmuş formlarıdır, bu dinden sapmalardır. Burada Musevilik ve Hristiyanlğın özel bir konumu vardır. Bu dinlerin kendilerine indirilen bir ilâhî kitap ve gönderilen peygamberden yüz çevirdiklerine, ilâhî metinleri yıprattıklarına inanılır. Bununla birlikte ehl-i kitab olarak anılan Museviler ve Hristiyanlar ile ilişkiler diğer dinlere (örneğin politeistik inançlara) göre büyük farklılık arz eder.
 
 İslam'a göre kişinin Allah'ın varlığına ve birliğine (tek oluşuna), meleklerin varlığına, ilâhî metinlerin, kitapların gönderildiğine, peygamberler gönderildiğine (ve bu peygamberlere), ahiret gününe, hayır ve şerrin Allah'dan geldiğine, kaza ve kadere inanması gerekir. Bu kavramlar farklı itikâdî mezheplerce farklı tanımlanmıştır.
 
                                                      
  Kur'an'ı Kerim'de İslam'ın tarif edildiği bazı ayetler
 

 · “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğimizi, sana vahyettiğimizi, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğimizi size de din kıldık. Fakat senin kendilerini çağırdığın bu nizam, Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de doğru yola iletir
 
 İbrahim bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: “Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün” dedi
 Deyin ki: "Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab’lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz"
 Allah katında din İslamdır
 Kur'an İslam dininde Allah vardır diyene Müslüman , Kalben İman etmiş olana Mümin sıfatını vermiş. Kelime olarak, Müslüman "bağlanan", "teslim olan", Mümin "şüphesiz inanan" anlamına gelir.
 
 "Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat Müslüman olduk, boyun eğdik” deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”"
 İslamda inanç, Allah'ın başka ilah güç kuvvet tanımamak,Allahın gönderdiği bütün kitaplara ve suhuflara inanmak,bütün peygamberlere hiç birisini diğerinden ayırmadan inanmak, yalnızca Allah'a ait olan sıfatları ve O'na has özellikleri Allah'dan başkasına -ister melek olsun, ister peygamber olsun, ister din adamı olsun, ister kişinin kendisi olsun hiç kimseye- yakıştırmamak, din sahibi olarak yalnızca Allah'ı görmek ,Hayır ve şerrin Alahtan olduğuna,öldükten sonra dirileceğine , bir gün hesap verileceğine o günün sahibinin Allah olduğuna inanmak, olarak özetlenebilir.

                                                                                           


 
                                                                                     
   İman
 İslam dinine göre kişinin iflah olması (kurtuluşa erebilmesi) için îmân etmesi gerekir.
 
 Allah'a Îmân Tevhid, yânî Allah'ın varlığına ve birliğine inanmaktır. Hz.KURAN
 
 Allah'ın yaratıcı, mülkün sâhibi, yaratılmışların bütün işlerini yürüten ve âlemlerde yegâne tasarruf sâhibi olduğuna inanmaktır. Allah'ın gerçekten ibâdet edilmeyi hak eden ilâh, onun dışında ibâdet edilen her şeyin ise batıl olduğuna inanmak. Kuran'da ve Muhammed'in sünnetinde bildirdiği üzere,en güzel isimlerin (esma'ul husna) Allah'a ait olduğuna inanmak.
 
 Melekler'e Îmân Meleklere inanmaktır. Buna göre: Melekler, Allah'ın yalnız ona ibâdet etsinler ve onun emirlerini yerine getirsinler diye yarattığı üstün kullarıdır. Nur'dan yaratılmışlardır. Allah onlara özel görevler vermiştir. Büyük Meleklerden Cebrail, Allah'ın katından peygamberlere vahiy (mesaj/kitap) indirmekle; Mikail, Doğa olayları ile; İsrafil, Kıyamet günü ve yeniden diriliş günü sura üflemekle; ölüm meleği olan Azrail, hayatı sona erdirmekle görevlidir.
 
 Kitaplara Îmân Allah'ın peygamberlerine içinde doğru yolu, iyiliği ve kurtuluşu gösteren kitaplar indirdiğine hepsinin Allah kelamı olduğuna inanmak.Allahın zatına Ait olan kitapların aslını,yine kendisinin muhafaza edeceğine inanmak. Hz.Muhamede indirilen Kuran Mûsâ peygambere indirilen Tevrat Îsâ peygambere indirilen İncil. Dâvûd peygambere verilen Zebur. İbrâhîm peygamberin sahifeleri (Suhuf)...
 
 *Deyin ki: “Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab’lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz.”(Bakara suresi)136 -Hz.KURAN
 
 Peygamberlere Îmân Allah'ın peygamberler gönderdiğine ,İlk peygamber Hz.Adem ile son Peygamber Hz.Muhammed arasında gelen sayıları Allah'a malum bütün peygamberlere Aralarında hiçbir fark gözetmeksizin inanmak.
 
 "Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” (Bakara suresi285)
 Hz.KURAN
 
             Kader'e Îmân Kader'e ,Hayır ve Şer her işin O'nun iradesi olduğuna inanmak .Hz.KURAN
 
 Allah'ın Ezeli ve Ebedi ilmi ve bilgeliğinin gereği olarak herşeyin onun bilgisi dahilinde olduğuna ve huzurundaki “Levh-i Mahfuz” da yazıldığına inanmaktır. Allah evreni dilemiş ve yaratmıştır. Onun iradesi ve yaratışı olmadan olmuş hiçbir şey yoktur. [[Resim:Supplicating Pilgrim at Masjid Al Haram. Mecca, Saudi Arabia.jpg|thumb|right|250px|Kabe de Hac ibâdeti, Mescid-i Haram, Mekke,Hac ibâdeti İslâmın beş ibadet esasından birisidirAhiret Gününe Îmân Ahiret'e, yânî âhiret Gününe, inanmak. Hz.KURAN
 
 Ahiret günü; Allah'ın insanları yeniden diriltip bir arada toplayacağı gündür. O gün onlar ya nimetleri bol cennet yurduna ya da elem verici azabın olduğu cehennem yurduna gireceklerdir.
 
                                                                                            
   İbadet
 İslam'da ibadetler çok çeşitlidir ve dindeki durumları farklıdır. İslam'da kişi yaptığı her ibadet ile sevap kazanırken, şart olmasına rağmen yapmadığı ibadetler ile günaha girer. Kur'an'da İnananların yapması emredilen eylemler farz hükmündedir.
 
 İbadetin İslam akidesinin bir parçasını teşkil edip etmediği tartışılmıştır. Matüridiyye mezhebine göre ibadet imanın ve dolayısıyla akidenin bir parçası değildir; kişinin ibadetlerini aksatması veya ibadet etmemesi onu dinden çıkarmaz. Bununla birlikte kişinin bağlılığının azalabileceği ve imanının daha hassaslaşacağı (korumasız bir hale geleceği) benzeri bir fikir de sık sık öne sürülür. Selefiyye mezhebine göre ibadet imanın bir parçasıdır ve ibadet etmeyen kişi Mümin (yani inanan) sayılamaz. Buradan hareketle ibadetin seviyesine göre kişinin imanının artıp azalabileceği fikri de ortaya atılmıştır. Kur'an'da ibadetin imanın bir parçası olduğuna dair bir ifade yoktur. İbadetin imanın bir parçası olmadığını savunan alimler ve mezhepler Kur'an'da geçen Müslüman ve Mümin ayrımına dikkat çekmişlerdir.
 
                                                                                
İslâm'ın İbadet Esasları
 İslâm dîninin emrettiği, yapılmasını farz (gerekli) kıldığı ibâdetlerin bir bütünüdür. . İslâm dîni Muhammedi şeriatta kutsal kitap olan Kur'ân-ı Kerim'de farz olarak emredilen her ibâdet ve eylemin yapılması İnananlar yani müttakiler için şarttır. Bu nedenle İslâm'ın amelî temelini dinde bulunan tüm ibâdetleri beşe indirmek mümkün değildir.Muhammedi şeriatta beş temel ibâdeti tarzı Bir hadis üzerine şöyle derlenmiştir
 
 Şehâdet etmek
 Namaz kılmak
 Oruç tutmak
 Zekât vermek
 Hacca gitmek
 İslam dini mezhepleri
 İslam'da farklı kategorilerde farklı mezhepsel bölünmeler olmuştur. Bu mezheplerden akide açısından ayrılık gösterenlerden bir kısmı daha sonraları İslam dini dairesinden tamamen çıkarak, farklı dinler olarak ortaya çıkmışlardır; Babilik gibi. Bunun dışında Kur'an temelli akideden çıkmasına rağmen, farklı bir din olarak kabul edilmeyen mezhepler vardır. Bu mezheplerden çoğunun taraftarları ve kurucularınca İslam'ın yeni bir versiyonu olarak tanımlandığı olmuştur.
 
 Muhammed Ebu Zehra daha sonra klasikleşen Mezhepler tarihi adlı kitabında, birçok farklı İslam tarihçisinin de kabul ettiği şekilde İslam dini mezheplerini üç kategori altında işler: siyasî mezhepler, itikadî mezhepler ve fıkhî mezhepler (yani hukuk mezhepleri). Siyasî mezhepler kategorisi içerisinde Sünnîlik, Şia ve Haricîlik mezheplerini barındırır. İtikadî mezhepler kategorisi diğerlerine oranla daha geniş olmakla birlikte, bir mezhep olarak tanımlanabilecek kadar gelişmiş olan 5 mezhep genelde bu kategoride zikredilir: Mürcie, Mu'tezile, Eşarîlik, Matürîdilik ve Selefîlik. Son olarak fıkhî mezhepler Ehl-i Sünnet'in benimsediği 4 fıkıh mezhebi: Malikîlik, Hanefîlik, Şafiîlik ve Hanbelîlik ile Şia tarafından benimsenen Zeydiyye ve Caferiyye gibi mezhepleri kapsar. Bu ana mezheplerin dışında gerek bu mezheplerin içinde alt mezhepler ve gruplar, gerekse bu mezheplerin dışında büyük küçük çeşitli mezhepler bulunmaktadır. Ayrıca özellikle Orta Çağ'da yükselişe geçmiş olan Sufizm de bir mezhep olmasa da bir mezhep olarak sayılabilecek kadar farklılaşmış bir akide ve amel yapısı ortaya sunan, çoğunluk tarafından İslam dairesi içinde sayılsa da zaman zaman belirli İslam alimleri tarafından İslam dışı sayılmış, bir dinî ve felsefî akımdır.
 
                                                                                      
Sünnîlik
 Dünyâ Müslümanlarının %90'ını sünnîler oluşturur. İnanç mezhebleri iki tânedir: Mâturîdî ve Eş'arî. Bu iki mezhebin aralarında teorik fıkıhta yirmi kadar noktada farklılık varsa da birbirlerine çok benzerler. Sünnîler, peygamberleri peygamber olduktan sonra Allâh'ın lutfu sâyesinde günâhsız hareket ettiklerini, ondan önce yaptıkları zenblerinse günah olmadığına inanırlar. Sahâbeleri hayırla anarlar. Onlara göre peygamberlerden sonra en hayırlı insan Hz. Ebû Bekir (Ebû Bekr-i Sıddîk), sonra Hz. Ömer (Umar bin Hattâb), sonra da Hz. Osman (Uthman bin Affan) ve Hz. Ali'dir (Aliyy bin Ebî Tâlib). Allâh'ın sıfatlarını yorumlarlar, ona şekil veren antropomorf görüşleri red ederler.
 
                                                                                     
  Şiîlik
 Şiîler, Allah'ın adâletinin onun bir özelliği olduğuna, peygamberlerin ve onların soyundan gelen imamların hatâsız ve günâhsızlığına inanırlar. İslâm peygamberinden sonra gelen bu imamlar da peygamber gibi imam (lîder) ve mâsumdurlar, sözleri hadis olarak kitaplara alınır. Sahâbeler, en fazla sıradan Müslümanlardır. Onların birçoklarını benimsemezler ve yererler. Bu yerilen kişiler, açıkça Hz. Ali taraftârı olmayanların bütünüdür. Başka bir ifâdeyle Sünnîler için en hayırlı kişi sayılanlar, pekâlâ Şîiler için kötü kişi sayılabilir. Hz. Ali'nin çocukları ve imâmette ikince ve üçüncü imam olan İmam Hasan ve İmam Hüseyin, Şîada büyük rôl oynar. Bunların dışında altıncı imam olan İmam Câfer de birçok hadîsin kaynağı olduğundan çok önemlidir. Şiîler bugün, genelde inandıkları imam sayılarına göre gruplandırılırlar.
 
 Alevîler 12.İmam Muhammed Mehdî'nin geleçeğine inanır.(12 İmamcı Caferi Meshebindedir.)
 
 İsmâilîlere göre imamların sayısı yedidir. Câferîlerde kaybolan imam, on ikinci imamdır. Zeydîlere göre imam sayısı sınırlı değildir. Bugün dahî bir imam çıkabilir. Bütün bu mezheplere göre sonuncu gelen imam, çocuk yaşta kaybolmuştur ve kıyâmet kopmadan önce gelecektir.
 
                                                                                   
Hâricîlik
 Hâricîler, Hz. Ali'nin grubundan ayrılarak ne onu, ne de Hz. Osman'ı halîfe olarak kabul etmişlerdir. İslâm'ın en radikal gruplarını oluşturan bu mezhep grubu, kendilerine bağlı olanlardan Hâricî olmayanları öldürmelerini îmânın şartı olarak kabul etmiş, bunu yapmayanları kendilerinden saymamışlardır. En aşırıları, sâdece kendi mezheplerinden olan Hâricîleri kabul etmiş, diğer Hâricîlerin de katlinin farz olduğuna inanmışlardır. Tabiatıyla kendileri Abbâsiler devrinde öldürülmüşlerdir. Bugün bu mezhep grubuna bağlı kimseler pek kalmamıştır.
 
                                                                           
Dünya'da Müslümanlar
 Yukarıda yüzde 10'dan daha fazla Müslüman'ın yaşadığı ülkeler şu renklerle belirtilmiştir: Yeşil: Sünni bölgeler, kırmızı: Şii bölgeler.
 
 Müslümanlar'ın birçoğu Ortadoğu'da, Afrika'nın ortasında ve kuzeyinde, Asya'nın batısı ve güneydoğusunda ve Balkanlar'da yaşamaktadır. Ayrıca Avrupa, Avustralya ve Amerika gibi diğer kıtalarda göçmen topluluklar halinde on milyonlarca Müslüman yaşamaktadır.
 
 Türkiye, nüfusunun yaklaşık yüzde 99.9'sinin [kaynak belirtilmeli] Müslüman olmasıyla, yüzde oranları bakımından dünyada liderdir. Endonezya ise sayısal açıdan dünya'nın en kalabalık Müslüman (200 Milyon) ülkesidir. Hindistan ise sayısal açıdan dünya'nın en büyük azınlık olarak Müslümanların (145 Milyon) yaşadığı ülkedir.
 
 Buna göre İslâm dîni, 1,3 Milyar'ı aşkın inananıyla dünyânın en yaygın ikinci din olma özelliği taşımaktadır.

 
                                                                                                                        Kaynak:wikipedia                                       


::AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ::

              ::DİNLER::
  . Müslümanlık
  . Hiristiyanlık
  . Yezidilik
  . Musevilik

    ::YEREL LİNKLER::

  . Mardin Valilik sitesi

  · Mardin Belediyesi

  · İl Milli Eğitim Müd.

  · İl Çevre Müdürlüğü

  · Tarım İl Müdürlüğü

  · Mardin Serbest Böl.i

  · Mardin Halk Eğ. Mrk

  · İl Bayındırlık Müd.

 

 :: DEVLET  LİNKLERİ::
  . T.C Sorgulama
  . Araç Sorgulama
  . Vergi No Sorgulama
  . SSK
  . Emekli Sandığı
  . Bağ_Kur
 

MARDİN FDD:212 64 62

2006 © by MARDİNLİM.COM